ANA SAYFA| HAKKIMIZDA| YAZARLARIMIZ| BASINDA YORDAM| ABONELİK| BİZE ULAŞIN
Yeni Çıkanlar
Kuram
Siyaset
Anı - Biyografi
Felsefe
Tarih
İktisat
Edebiyat
Emek Tarihi
Kadın
Çevre
Medya
Cep Kitaplığı
Manga / Çizgi
Bütün Kitaplar
Yayın Listesi
Kılavuz
İttifak Kartları
Varlık/Borç Kartları

KİTAP ARAMA





GİRİŞ

E-mail:

Parola:



Edebiyat 1 2 3 4 5 6 7 8 9 >>
Delikanlı
Fyodor DOSTOYEVSKİ
"Jüpiter’in silahı yıldırımlardır, ama öyleyken o ne yapıyor, rahat duruyor. Gök gürültüsünü uğuldattığı sık sık işitilmez; öyle ki aptal biri Jüpiter’in uykuda olduğunu sanır. Oysa Jüpiter’in yerine bir edebiyatçıyı ya da bir köylü kadınını oturtun, bakın gök nasıl gürlüyor!" Delikanlı, diğer Dostoyevski eserleriyle benzer izleklerin peşine düşen, Dostoyevski anlatısının temel motiflerini içeren tipik bir Dostoyevski romanı olmanın yanı sıra, derdi ve sözü başka, özgün bir anlatı olma özelliğindedir. Gençliği ve saflığıyla Budala’nın Prens Mişkin’ini hatırlatan, kolaylıkla Yeraltından Notlar’ın kırklı yaşlarındaki kahramanıyla bağı kurulabilecek Arkadiy Dolgorukiy’i, onlarla benzer...
Tünel
Bernhard KELLERMANN
"Ben de bir işçiyim, tünel adamları!” diye bağırdı Allan. “Sizin gibi bir işçi. Korkaklardan nefret ederim! Defolun, korkaklar! Ama cesurlar kalsın! İş, sadece karnını doyurma aracı değildir! İş bir idealdir. İş, çağımızın dinidir!" Bernhard Kellermann, yirminci yüzyıl başında büyük yankı uyandıran bu romanında, “çağımızın dini”nin peşinden gidenleri, Kıta Avrupa’sı ile Kuzey Amerika arasında bir tünel inşa etme hayali çerçevesinde anlatırken, kapitalizmin yapma ve yıkma potansiyellerini de derinden sorguluyor. Devasa bir tünel inşaatının okyanusu aşmaya çalışan dehlizleri arasından, dönemin acımasız toplumsal gerçekliği, işçilerin ölümcül çalışma koşulları ve halkın üç kuruşuna göz...
Korku
Stefan ZWEIG
Mesleğinde başarılı bir avukatla sekiz yıldır süren mutlu bir evlilik, konforlu bir hayat, sağlıklı çocuklar ve genç bir sevgili... Bir gönül macerasından sonra maruz kaldığı şantaj yüzünden hayatı tuzla buz olan Irene’nin o çok güvenli burjuva dünyası, bir daha eski haline kavuşabilecek midir? Korku, ünlü İtalyan yönetmen Rossellini’ye de esin kaynağı olmuş, Ingrid Bergman’ın başrolünde oynadığı aynı adlı filmle beyazperdeye uyarlanan küçük bir başyapıt. Behçet Necatigil’in kusursuz Türkçesi ile, Stefan Zweig’ın kaleminden bir solukta okuyacaksınız. Daha ilk sayfada doruğa çıkan gerilim, sürpriz finale dek irtifa kaybetmeksizin sürüyor. Yordam Kitap, Avrupa’nın 20. yüzyılda...
Çimento
Fyodor GLADKOV
"Çimentoyu iyi verirsen tutar. Çimento, biziz. Çimento işçi sınıfıdır." Fyodor Gladkov’un, 1917 Bolşevik İhtilali sonrasında ve iç savaş koşullarında bir taşra kentinde yaşanan kavgaları ve dönüşümleri anlattığı efsanevi romanı Çimento, çağdaş Rus edebiyatının ve toplumcu gerçekçi akımın en çok okunup tartışılan eserlerinden biri olageldi. Bir yanda toplumun çıkarı için varını yoğunu ortaya koyanlar; diğer yanda avantacıları, numaracıları, hırsızları ve bürokratlarıyla kendi çıkarının peşinde koşanlar… Bir yanda “yeni toplum”un habercileri, neferleri, önderleri; diğer yanda “eski toplum”un posaları, artıkları, lekeleri… Gladkov’un bu bir solukta okunan romanında, iç savaşın...
Atsineği
Ethel L. VOYNICH
Atsineği, klasik romanların o hiçbir şeyle değiştirilemez okuma keyfini sunan, okurunu roman kahramanlarıyla birlikte “yaşamın ve mücadelenin ta ortasına fırlatan” bir yapıt. İrlandalı yazar Ethel Lilian Voynich, İtalya’nın 19. yüzyıldaki birlik ve bağımsızlık mücadelesinden heyecan dolu bir kesite odaklanırken; devrimci çevrelerdeki tartışmaları, kahramanlarının dönüşümünü, baba-oğul arasına giren dinsel meseleleri ve derinden derine ilerleyen bir aşk ilişkisini sürükleyici bir dille anlatıyor. Bir dönem özellikle Sovyet Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde çok popüler olan Atsineği, Bolşevik Devrimi’nin ardından okuma programlarına alınıyor, baskı üstüne baskı yapıyor, iki buçuk...
Duman
İvan S. TURGENYEV
"Birdenbire ona her şey bir duman gibi göründü: Kendi yaşamı, Rus yaþamı, insan yaşamı, hele Rus yaþamı ona tümüyle bir duman gibi göründü. ‘Her şey duman ve buhar,’ diye düşünüyordu. Sanki her şey durmadan değişiyordu. Her yerde yeni yüzler, yeni biçimler görünüyor, sanki olaylar birbirini kovalıyordu. Oysa aslında her şey aynıydı. Her şeyde bir hareket, bir acelecilik göze çarpıyor, her şey hiçbir iz bırakmadan, hiçbir şeye erişmeden yitip gidiyordu." Turgenyev, toprak reformundan birkaç yıl sonra, 1867 yılında yayımlanan eseri Duman’da, Rusya’ya Avrupa’dan bakarak, hem aristokrat çevreyi hem Slavofilleri hem de aydınları eleştirir. Özellikle Rus soylu ve aydınlarına...
Anna Karenina
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Tolstoy’un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy’un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir?...
Anna Karenina
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Tolstoy'un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy'un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir?...
Ana
Maksim GORKİY
Rus ve dünya edebiyatının klasik yapıtları arasında özel bir yere sahiptir Ana. Rusya’yla birlikte dünyayı da sarsan devrimlerin “ruhu”nu, en içten ve çarpıcı biçimde veren romanların başındadır. Bir çırpıda okunan akıcı romanında, 20. yüzyıl başındaki tarihsel ve toplumsal dönüşümleri, devrimleri ve sınıf çatışmalarını “içeriden” anlatırken, unutulmaz kahramanlar inşa etmiştir Maksim Gorki. Pavel ve Ana (Pelageya), romanın yazıldığı günlerden bugüne dünya edebiyatının canlı birer kahramanı olarak hep aramızdadır. İşçisi, köylüsü, öğrencisiyle mücadeleye katılan farklı kahramanlar, hayatlarını feda edenler, bir kenardan izleyenler, ispiyoncular, işbirlikçiler, bürokratlar…...
Seçme Öyküler 2
Anton ÇEHOV
“Eh!” dedi. “Siz bana nasıl yaşadığımı soruyorsunuz! Biz burada nasıl yaşayabiliriz? Yaşamıyoruz ki, ihtiyarlıyoruz, şişmanlıyoruz, sönüp gidiyoruz. Birbirinden ayırt edilmeyen günler ve geceler, sönük, anlamsız, en küçük bir iz bırakmadan geçip gidiyor. Gündüz para kazanmak, akşamları kulüp, katlanamadığım kumarcılar, içkiciler, kısık sesliler topluluğu. Bunun neresi iyi?” “İoniç”ten Bize okuma yazma değil, tinsel yetenekleri açığa vurmak için özgürlük gerek. Okullar değil, üniversiteler gerek. “Asma Katlı Ev”den Benim bütün hastalığım, yirmi yılda bütün kasabada bir akıllı insan bulabilmem ve bu bulduğum kişinin de bir deli oluşudur. “Altıncı Koğuş”tan Matematik...
Edebiyat 1 2 3 4 5 6 7 8 9 >>

Website Security Test