ANA SAYFA| HAKKIMIZDA| YAZARLARIMIZ| BASINDA YORDAM| ABONELİK| BİZE ULAŞIN
Yeni Çıkanlar
Kuram
Siyaset
Anı - Biyografi
Felsefe
Tarih
İktisat
Edebiyat
Emek Tarihi
Kadın
Çevre
Medya
Cep Kitaplığı
Manga / Çizgi
Bütün Kitaplar
Yayın Listesi
Kılavuz
İttifak Kartları
Varlık/Borç Kartları

KİTAP ARAMA





GİRİŞ

E-mail:

Parola:



Yeni Çıkanlar
Mutlak Monarşi ve Fransız Devrimi
Taner TİMUR
Dünya tarihindeki en büyük dönüşümlerden biri olan 1789 Fransız Devrimi bugün bize neler anlatıyor? Bu devrime yol açan koşullar nelerdi? Feodal monarşinin hegemonyasını ve devrime yol açan dinamikleri ayrıntılı olarak incelediğimizde nelerle karşılaşırız? İngiltere’de Parlamentonun evrimsel süreçler içerisinde oynadığı rol ile Fransa’da Genel Meclisin devrimsel süreçler içinde oynadığı rol kıyaslanabilir mi? Taner Timur, bu sorulara yanıt arar ve daha nice soruyu ve yanıt arayışını okurlarla paylaşırken, bugünden geçmişe bakma ihtiyacımızı şu sözlerle dile getirir: “Batı Avrupa’da sermaye birikimi, burjuvazinin doğuşu ve Aydınlanma süreçleri incelenmeden, dün ‘sömürge/yarı sömürge’,...
Karamazov Kardeşler 2
Fyodor DOSTOYEVSKİ
Rus edebiyatının Puşkinler, Tolstoylar, Turgenyevlerle “soylu edebiyatı” halini aldığı 19. yüzyıla, yoksulluğun, acziyetin, suçun, sokağın, “halkın” sesini yüklenerek damgasını vuran büyük yazar Dostoyevski’nin ölmeden önce yazdığı son romandır Karamazov Kardeşler. Tüm edebî veriminin doruk noktasıdır. Karamazov Kardeşler, yazarın inanç ve akıl çelişkisini işleyişi bakımından, roman türünün diğer örneklerinden çok İlahi Komedya, Faust gibi metinlerle karşılaştırılabilir. Romanın bir diğer önemi, Rus aile yapısındaki (Dostoyevski’nin daha önce Delikanlı romanında işaret ettiği) bozulmayı iyice gözler önüne sermesidir. İçkici, şehvet düşkünü, ahlaksız bir babanın, oğullarından...
Karamazov Kardeşler 1
Fyodor DOSTOYEVSKİ
Rus edebiyatının Puşkinler, Tolstoylar, Turgenyevlerle “soylu edebiyatı” halini aldığı 19. yüzyıla, yoksulluğun, acziyetin, suçun, sokağın, “halkın” sesini yüklenerek damgasını vuran büyük yazar Dostoyevski’nin ölmeden önce yazdığı son romandır Karamazov Kardeşler. Tüm edebî veriminin doruk noktasıdır. Karamazov Kardeşler, yazarın inanç ve akıl çelişkisini işleyişi bakımından, roman türünün diğer örneklerinden çok İlahi Komedya, Faust gibi metinlerle karşılaştırılabilir. Romanın bir diğer önemi, Rus aile yapısındaki (Dostoyevski’nin daha önce Delikanlı romanında işaret ettiği) bozulmayı iyice gözler önüne sermesidir. İçkici, şehvet düşkünü, ahlaksız bir babanın, oğullarından...
Yazarların ve Sanatçıların Gözüyle LENİN
Gregori ZLOBİN, Evgeni VİTKOVSKİ
Jorge Amado, Louis Aragon, Henri Barbusse, Bertolt Brecht, İlya Ehrenburg, Julius Fučik, Maksim Gorki, Anatoli Lunaçarski, Heinrich Mann, Pablo Neruda, John Reed, Romain Rolland, Anna Seghers, Bernard Shaw, H. G. Wells, Clara Zetkin ve daha çok sayıda büyük yazar Lenin’e bak ıyor, Lenin’i duyuyor, Lenin’i anlatıyor... “Geniş bir yüzü, çıkık elmacık kemikleri, ince bir sakalı, büyük bir burnu, parıltılı gözleri ve dudaklarında hafif bir gülümsemesi olan” kısa boylu bir adamı... Kırlarda gezmeyi, çiçek toplamayı, bisiklete binmeyi, Beethoven dinlemeyi, Tolstoy okumayı seven bir adamı... “Tarihin, tavan arası odalardan ve sürgün kütüphanelerinden çıkarıp dünya tarihinin...
Devrimler Çağı
Taner TİMUR
Tarih, siyaset ve felsefenin kesişim noktalarında ufkumuzu genişleten yeni çalışmalara imza atan Taner Timur, şimdi de Devrimler Çağı’na bakıyor. Timur, 19 ve 20. yüzyılın üç önemli devrimci kalkışmasında, 1848, 1871 ve 1917 yıllarında yaşananları dört ayrı bölümde ele alıyor. Kitabın ilk iki bölümünde hem 1848 Şubatının şanlı devrim günlerini, hem de aynı yılın Haziran ayındaki karşı-devrim dönemini inceleyen Taner Timur, birçok yönüyle bugünleri de anlamamıza yardımcı olan bu olayları, Marx ve Engels’in Komünist Manifesto ve Marx’ın Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i eserlerinin rehberliğinde aydınlatmaya çalışıyor. “Paris Komünü ve Marx” başlığını taşıyan üçüncü bölümde, 1871...
Onlar Uyanırken
Çetin ALTAN
Türkiye’de Sosyalist Düşüncenin Klasikleri dizisinin üçüncü kitabı olan Onlar Uyanırken, Türkiye emekçi halkının 1960’lı yıllarda kurulu düzeni sorgulayan bilinç ve eylemlerinin, yanı sıra da sosyalizm arayışlarının çarpıcı bir yansımasıdır. Onlar Uyanırken’in iki yazarı vardır. Kitabın birinci kısmında yer alan Türk Sosyalistlerinin El Kitabı başlıklı bölümün yazarı Çetin Altan’dır. Parlamento kürsüsünde kapitalizme yönelttiği öldürücü eleştirileri, miting meydanlarında yaptığı coşkulu konuşmaları, kahvehanelerde anlattığı çarpıcı ülke sorunları ve gazetelerde ikna edici bir dille yazdığı alternatif sosyalist toplum tahayyülleriyle 1960’lı yılların siyasal yıldızıdır Çetin...
100. Yılında Ekim Devrimi
Ekim Devrimi insanlık tarihinin en büyük olaylarından biridir. 1917 başında henüz bir Romanovlar monarşisi olan Rusya, yalnızca sekiz ay sonra Bolşevik Parti liderliğindeki emekçi sınıfl arın dümeni ele geçirdikleri bir başka âlemin ilk vatanı olmuştur. Ekim Devrimi her şeyi altüst etmiştir. Konuşanları susturmuş, susanları konuşturmaya başlamıştır. Yönetenleri yönetilene, yönetilenleri yönetene çevirmiştir. En geridekini ileriye sıçratırken, en ileridekini en geriye düşürmüştür. Toplum hayatının tepesindekileri alaşağı etmiş, en aşağıdakileri doruklara taşımıştır. Emekçi kitleler ile siyasal alan arasındaki bütün duvarları yıkıp geçmiştir. Esaretin, savaşın, baskının, eziyetin,...
Delikanlı
Fyodor DOSTOYEVSKİ
"Jüpiter’in silahı yıldırımlardır, ama öyleyken o ne yapıyor, rahat duruyor. Gök gürültüsünü uğuldattığı sık sık işitilmez; öyle ki aptal biri Jüpiter’in uykuda olduğunu sanır. Oysa Jüpiter’in yerine bir edebiyatçıyı ya da bir köylü kadınını oturtun, bakın gök nasıl gürlüyor!" Delikanlı, diğer Dostoyevski eserleriyle benzer izleklerin peşine düşen, Dostoyevski anlatısının temel motiflerini içeren tipik bir Dostoyevski romanı olmanın yanı sıra, derdi ve sözü başka, özgün bir anlatı olma özelliğindedir. Gençliği ve saflığıyla Budala’nın Prens Mişkin’ini hatırlatan, kolaylıkla Yeraltından Notlar’ın kırklı yaşlarındaki kahramanıyla bağı kurulabilecek Arkadiy Dolgorukiy’i, onlarla benzer...
Tünel
Bernhard KELLERMANN
"Ben de bir işçiyim, tünel adamları!” diye bağırdı Allan. “Sizin gibi bir işçi. Korkaklardan nefret ederim! Defolun, korkaklar! Ama cesurlar kalsın! İş, sadece karnını doyurma aracı değildir! İş bir idealdir. İş, çağımızın dinidir!" Bernhard Kellermann, yirminci yüzyıl başında büyük yankı uyandıran bu romanında, “çağımızın dini”nin peşinden gidenleri, Kıta Avrupa’sı ile Kuzey Amerika arasında bir tünel inşa etme hayali çerçevesinde anlatırken, kapitalizmin yapma ve yıkma potansiyellerini de derinden sorguluyor. Devasa bir tünel inşaatının okyanusu aşmaya çalışan dehlizleri arasından, dönemin acımasız toplumsal gerçekliği, işçilerin ölümcül çalışma koşulları ve halkın üç kuruşuna göz...
Savaş ve Barış 4
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Bir kitap ne zaman biter? Son sayfa bitince mi? Savaş ve Barış’ın bitmediğini, sizinle yaşamaya devam ettiğini göreceksiniz. Nikolay’ın bir gün bir yerde ettiği herhangi bir söz, ansızın gelip canlanacak zihninizde. Nataşa’nın uçuşan dantelli elbiseleri ve sonsuz neşesi, attığınız kahkahalara yansıyacak. Gördüğünüz bir meşe ağacına Andrey’in gözleriyle baktığınızı fark edeceksiniz. Bir parça bisküvi kırıntısı size Petya’yı hatırlatacak. Gördüğünüz her güzel kadını Elen’le kıyaslayacaksınız, yaşamın size batan kıymıkları Piyer’i daha fazla sevmenize neden olacak. Savaş meydanında sadece toplar ve gülleler değil, atlar ve kimsesiz köpekler de olduğunu bilecek, siz de belki Platon...
Savaş ve Barış 3
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Tolstoy’un olağanüstü karakter betimlemeleri, doğa tasvirleri ve gerçekçi bakışıyla zenginleşen bu dev yapıt, belirli bir zaman ve mekânın dışına çıkarak tarihin doğasını, yaşamı ve insanı mercek altına almaktadır. 160’a yakını gerçek olmak üzere yaklaşık 600 kahraman, kurgu ile gerçek arasındaki çizginin belirsizliğinde, tanıklık ettikleri döneme okurun da sokulmasına izin veriyor. Tolstoy, farklı sosyal sınıflardan ve farklı cinsiyetlerdeki bu yüzlerce karakteri başarıyla yansıtıyor, konuşturuyor ve o ustaca dokunuşuyla onları sayfalardan taşırıp belleklerimize kazıyor… Büyük yazarın savaşı anlatırken kullandığı görsel ayrıntı zenginliği, anlatıyı sinematografik bir çizgiye...
Savaş ve Barış 2
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Savaş ve Barış, yüz elli yıldır büyük bir hayranlıkla okunan dev bir başyapıt ve hiç kuşkusuz tüm zamanların en güzel epik romanlarından biri. Tolstoy, Rus toplumundan son derece gerçek, yüzlerce karakteri, Napolyon ordularının Moskova’ya kadar ilerlediği tarihsel dönem içinde betimliyor. Canlı ve görkemli savaş ve barış tabloları, zekice kurgulanmış ayrıntılarla bezeli… Büyük gerçekçi yazarların hep yaptığı gibi, Tolstoy da tarihe ve topluma canlı ve hareketli bir merkezden bakıyor. Onun merkezinde daima ‘iki ulus’, yani köylülerle toprak sahipleri arasındaki bölünme var. Savaş ve Barış’ta soylu sınıfın en seçkin kesimleriyle birlikte sıradan ‘halk’ı, ölüm kalım mücadelesi...
Savaş ve Barış 1
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Savaş ve Barış, yazıldıktan kısa bir süre sonra neredeyse tüm dünya dillerine çevrilen, aradan geçen yüz elli yılda evrensel edebiyatın başyapıtı hâline gelen dev bir eser… Bir roman değildir, tarihsel bir anlatı değil, belgesel değil, felsefe kitabı değil, Rus toplumunu anlatan sosyolojik bir inceleme değil, bir dönem romanı, savaş ya da aşk romanı değildir. Çünkü bunların hepsidir Savaş ve Barış. Tolstoy, edebî türlerin sınırlarını aşarak var ettiği bu büyük yapıtla, edebî değerinden, anlatım zenginliğinden bir şey kaybetmeden, farklı coğrafyaların ve çağların sınırlarını da aşıyor. Savaş ve Barış romanında başlıca iki savaş ele alınıyor: 1805-1807 savaşı ve 1812 savaşı....
Canavarın Ağzında: ABD Komünist Partisi Tarihi, 1919-1959
Haluk GERGER
Emperyalizmin lider ülkesinin topraklarında, yani canavarın ağzında bir Komünist Parti hangi politikaları geliştirerek halka hitap edebilir, nasıl bir politik yol izleyerek komünist düşünceyi toplumda yaygınlaştırabilir? Haluk Gerger’in ABD Komünist Partisi’nin tarihini derinlemesine araştırdığı, neredeyse tüm belgeleri, Komintern arşivini, süreli yayınları ve konuyla ilgili çalışmaları ayrıntılı ve titiz bir şekilde inceleyerek oluşturduğu Canavarın Ağzında adlı kapsamlı yapıtı, bu kritik sorunun peşinde şimdi ikinci cildiyle buluşuyor okurlarla. Detaylı araştırmasını partinin çeşitli dönemlerinde yaşadığı serüvenlerle iç içe geliştiren Gerger’in kitabında, sadece sendikal...
Hayırlı Savaş Söylencesi
Jacques PAUWELS
Jacques Pauwels, Amerika Birleşik Devletleri’nin İkinci Dünya Savaşı’nda oynadığı rolü inceleyen kitabında, bu savaşın Amerikan tarihindeki en hayırlı savaş olduğuna dair söylenceyi sorguluyor. Bir anlamda ABD’nin ‘‘gizli tarihini’’ anlatan çalışma, ‘‘kirli gerçeklerin’’ üzerine örtülmüş perdeyi aralamak için yanıtlanması zor sorulara cevap arıyor: Neden bu kadar çok Amerikalı savaştan önce faşizme yakınlık duyuyordu? ABD’li büyük tekeller Nazilerle ne tür kirli ilişkiler kurmuşlardı? Amerikalıların Nazi Almanyasına karşı demokrasileri desteklemeye karar vermeleri neden bu kadar uzun sürdü? Neden Birleşik Devletler’in Nazi Almanyasına karşı savaşa sürüklenmesi için Japonların bir...
Halkların Rus Devrimi Tarihi
Neil FAULKNER
Günümüzün önde gelen Marksist tarihçileri arasında yer alan Neil Faulkner, 1917 Büyük Ekim Devrimi’nin 100. yılında, devrime farklı bir bakış açısıyla yaklaşan, onun bir demokrasi ve yaratıcılık patlaması olduğunu ileri süren kitabıyla yeni tartışmalar açıyor. Yordam Kitap’ın Geçmişten Geleceğe Sosyalizm Dizisi’nde her biri farklı perspektif ve politik duruşla kaleme alınmış, birbirinden ayrılan görüşler barındırsa da tartışmacı nitelikleriyle birbirini bütünleyebilen, sosyalizm deneyimlerini ve tarihsel süreçleri Marksizmin metodolojisine dayanarak irdeleyen, tartışma ve ufuk açıcı kitaplara yer veriliyor. Neil Faulkner’ın Halkların Rus Devrimi Tarihi adlı yeni çalışması da tam bu...
Küresel Tarihçe, 1945-79
Oktar TÜREL
İktisat biliminin ve toplumcu düşüncenin üretken kalemlerinden ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel, yeni kitabında 1945-79 dönemindeki uluslararası ekonomik gelişmeleri inceliyor. Türel’e göre siyasal iktisada ilgi duyanlar için bu dönem iki açıdan önem taşıyor: Yıkılmış bir uluslararası ekonomik düzenin yeniden yapılandırılarak işlerliğe kavuşturulması ve öncesi ve sonrasına kıyasla, bu dönemde gerçekleşen ekonomik gelişmenin çok hızlı olması. Uluslararası düzenin ciddi kriz eşiklerine yaklaştığı günümüz şartlarında 1945-79 dönemi deneyimlerinden öğrenilecek çok şey olduğunu ortaya koyan kitap, iki temel kısımdan oluşuyor. Görece kısa olan birinci kısım, söz...
Çizgilerle Şili'de Allende'li Yıllar
Carlos REYES, Rodrigo ELGUETA
Şili’de Allende önderliğindeki Halk Birliği (Unidad Popular) sosyalizme yasal ve barışçıl yoldan geçince, o güne dek siyasal iktidarı daha “çatışmalı” sürelerle ele geçirebilen devrimciler, teoriye ve pratiğe dair yeni tartışmalara başladı. Barışçıl yolla iktidara gelen Allende’nin, bir süre sonra “kanlı” yollarla ve emperyalist müdahalelerle iktidardan düşürülmesi ise bu tartışmaları daha da alevlendirdi. Bugün, kamucu ve toplumcu söylemler geliştiren bazı siyasi hareketlerin dünyanın farklı köşelerindeki seçim başarıları devam ederken, “parlamento yolu”nun hangi noktaya kadar sürdürülebileceği, bir “devrim”le...
Kapitalizmden Uygarlığa
Samir AMİN
Kapitalizm mümkün olan tek ufuk mudur, yoksa “sosyalist perspektif” hâlâ gündemde midir? İnsan uygarlığının bugün karşı karşıya kaldığı mücadele başlıklarını nasıl tanımlayıp çözümleyebiliriz? Barbar kapitalist/emperyalist sürüklenmeye karşı insancıl bir alternatifi nasıl oluşturabiliriz? 21. yüzyıl sosyalizmi “gerçekçi”, mümkün bir hedef midir yoksa saf ve basit bir ütopya, bir imkânsızlık mıdır? Sosyalist Perspektifin Yeniden İnşası alt başlığını taşıyan kitabında Samir Amin, bu ve benzeri soruların arasına cesurca dalıyor, önümüzdeki yüzyılı kazanabilmek, dünyayı barbarca bir çöküş ve çürümeden kurtarabilmek için yapılması gerekenleri tartışıyor. Önce mevcut sistem: “Çağdaş...
Toplumsal Sınıflar, Türkiye Devrimi ve Sosyalizm
Şefik HÜSNÜ
Türkiye’de Sosyalist Düşüncenin Klasikleri dizisinin ikinci kitabı olan Toplumsal Sınıflar, Türkiye Devrimi ve Sosyalizm, Türkiye’de komünist hareketin kurucularından Şefik Hüsnü’nün, Türkiye’de Marksist düşüncenin temellerini atan Aydınlık dergisindeki yazılarının tematik bir derlemesidir. Toplumsal Sınıflar, Türkiye Devrimi ve Sosyalizm’de yer alan ilk yazının tarihi 1 Haziran 1921, son yazının tarihi ise Şubat 1925’tir. İlk yazı yayımlandığında İstanbul işgal altındadır. Son yazı yayımlandığında ise Takrir-i Sükûn Kanunu çıkmak üzeredir. Bu zaman aralığı Türkiye tarihinin en kritik evrelerinden birine işaret eder. Kitap, Türkiye’de sosyalist düşüncenin kurucularından birisinin...
Devlet ve Devrim
Vladimir İlyiç LENİN
Sınıf mücadelelerini önemsemek ve bu mücadeleleri temel almak, Marksist olmaya yeter mi? İşçi sınıfı, siyasal iktidarı ele geçirme hedefiyle yetinebilir mi? “Burjuva devlet mekanizmasının parçalanması” ne anlama gelir ve neden gereklidir? “Zora dayalı bir devrim” olmadan olmaz mı? Demokrasi, aşılamaz bir hedef midir? “Proletarya diktatörlüğü”, tam olarak nedir? Ve başka pek çok soru ve cevapları... Lenin, Rusya’daki çarlık rejimine son veren 1917 Şubat Devrimi ile 1917 Ekim Devrimi arasındaki Ağustos-Eylül aylarında kaleme aldığı bu eserinde, Marx’ın ve Engels’in çalışmalarından hareketle, kapitalizm ile sınıfsız toplum (komünizmin üst evresi) arasındaki geçiş sürecini ve komünizmin...
Halkların Dünya Tarihi
Chris HARMAN
Chris Harman, insanlığın, Taş Çağı’ndan Büyük Roma İmparatorluğu’na, Orta Çağ’dan Aydınlanma’ya, Sanayi Devrimi’nden 21. yüzyıla uzanan büyük yürüyüşünü halklar açısından, “aşağıdan” bir tarih çalışmasıyla anlatıyor. Yoğun ve akıcı bu kitap, insanlık tarihinin belli başlı aşamalarını, toplum biçimlerini, siyasal yapılanmaları, savaşları ve sınıf çatışmalarını parlak bir şekilde özetliyor. Tarihin izlediği yolu, sıradan insanların ortak insani hedefler peşinde koşarken karmaşık toplumlar kurmasının ve yeniden kurmasının hikâyesi olarak ele alıyor. Chris Harman, hayranlık uyandırıcı eserinde, günümüz kapitalizminin kayıtsızlığını da gözler önüne seriyor ve daha önce hiç olmadığı kadar acılar...
Çimento
Fyodor GLADKOV
"Çimentoyu iyi verirsen tutar. Çimento, biziz. Çimento işçi sınıfıdır." Fyodor Gladkov’un, 1917 Bolşevik İhtilali sonrasında ve iç savaş koşullarında bir taşra kentinde yaşanan kavgaları ve dönüşümleri anlattığı efsanevi romanı Çimento, çağdaş Rus edebiyatının ve toplumcu gerçekçi akımın en çok okunup tartışılan eserlerinden biri olageldi. Bir yanda toplumun çıkarı için varını yoğunu ortaya koyanlar; diğer yanda avantacıları, numaracıları, hırsızları ve bürokratlarıyla kendi çıkarının peşinde koşanlar… Bir yanda “yeni toplum”un habercileri, neferleri, önderleri; diğer yanda “eski toplum”un posaları, artıkları, lekeleri… Gladkov’un bu bir solukta okunan romanında, iç savaşın...
Atsineği
Ethel L. VOYNICH
Atsineği, klasik romanların o hiçbir şeyle değiştirilemez okuma keyfini sunan, okurunu roman kahramanlarıyla birlikte “yaşamın ve mücadelenin ta ortasına fırlatan” bir yapıt. İrlandalı yazar Ethel Lilian Voynich, İtalya’nın 19. yüzyıldaki birlik ve bağımsızlık mücadelesinden heyecan dolu bir kesite odaklanırken; devrimci çevrelerdeki tartışmaları, kahramanlarının dönüşümünü, baba-oğul arasına giren dinsel meseleleri ve derinden derine ilerleyen bir aşk ilişkisini sürükleyici bir dille anlatıyor. Bir dönem özellikle Sovyet Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde çok popüler olan Atsineği, Bolşevik Devrimi’nin ardından okuma programlarına alınıyor, baskı üstüne baskı yapıyor, iki buçuk...
Duman
İvan S. TURGENYEV
"Birdenbire ona her şey bir duman gibi göründü: Kendi yaşamı, Rus yaþamı, insan yaşamı, hele Rus yaþamı ona tümüyle bir duman gibi göründü. ‘Her şey duman ve buhar,’ diye düşünüyordu. Sanki her şey durmadan değişiyordu. Her yerde yeni yüzler, yeni biçimler görünüyor, sanki olaylar birbirini kovalıyordu. Oysa aslında her şey aynıydı. Her şeyde bir hareket, bir acelecilik göze çarpıyor, her şey hiçbir iz bırakmadan, hiçbir şeye erişmeden yitip gidiyordu." Turgenyev, toprak reformundan birkaç yıl sonra, 1867 yılında yayımlanan eseri Duman’da, Rusya’ya Avrupa’dan bakarak, hem aristokrat çevreyi hem Slavofilleri hem de aydınları eleştirir. Özellikle Rus soylu ve aydınlarına...
Anna Karenina 2
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Tolstoy’un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy’un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir?...
Anna Karenina 1
Lev Nikolayeviç TOLSTOY
Tolstoy'un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy'un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir?...
Kapital Cilt: III (Karton Kapak)
Karl MARX
Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki girişimin üçüncü ve son adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim çevirmenler Mehmet Selik ile Erkin Özalp’in Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı eser, titiz bir editörlük çalışmasıyla yayına hazırlandı. “[Kapital] kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülledir.” Marx’tan Becker’e 17 Nisan 1867 tarihli mektup “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli...
Ana
Maksim GORKİY
Rus ve dünya edebiyatının klasik yapıtları arasında özel bir yere sahiptir Ana. Rusya’yla birlikte dünyayı da sarsan devrimlerin “ruhu”nu, en içten ve çarpıcı biçimde veren romanların başındadır. Bir çırpıda okunan akıcı romanında, 20. yüzyıl başındaki tarihsel ve toplumsal dönüşümleri, devrimleri ve sınıf çatışmalarını “içeriden” anlatırken, unutulmaz kahramanlar inşa etmiştir Maksim Gorki. Pavel ve Ana (Pelageya), romanın yazıldığı günlerden bugüne dünya edebiyatının canlı birer kahramanı olarak hep aramızdadır. İşçisi, köylüsü, öğrencisiyle mücadeleye katılan farklı kahramanlar, hayatlarını feda edenler, bir kenardan izleyenler, ispiyoncular, işbirlikçiler, bürokratlar…...
Seçme Öyküler 2
Anton ÇEHOV
“Eh!” dedi. “Siz bana nasıl yaşadığımı soruyorsunuz! Biz burada nasıl yaşayabiliriz? Yaşamıyoruz ki, ihtiyarlıyoruz, şişmanlıyoruz, sönüp gidiyoruz. Birbirinden ayırt edilmeyen günler ve geceler, sönük, anlamsız, en küçük bir iz bırakmadan geçip gidiyor. Gündüz para kazanmak, akşamları kulüp, katlanamadığım kumarcılar, içkiciler, kısık sesliler topluluğu. Bunun neresi iyi?” “İoniç”ten Bize okuma yazma değil, tinsel yetenekleri açığa vurmak için özgürlük gerek. Okullar değil, üniversiteler gerek. “Asma Katlı Ev”den Benim bütün hastalığım, yirmi yılda bütün kasabada bir akıllı insan bulabilmem ve bu bulduğum kişinin de bir deli oluşudur. “Altıncı Koğuş”tan Matematik...
Seçme Öyküler 1
Anton ÇEHOV
Dimov’un sakalı ise tüccarların sakalına benziyordu. Tabii, Dimov eğer bir ressam ya da yazar olsaydı, o zaman herkes sakalının tıpkı Zola’ya benzediğini söylerdi. “Çekirge”den Mezarlıktan iyi bir ruh hâliyle döndük. Ama aradan bir hafta geçmeden, genelgelerle yasak edilmeyen, ne var ki tamamıyla izin de verilmeyen yaşam, o sert, o yorucu, o anlamsız hayat, yine eskisi gibi akıp gitmeye başladı. “Kılıflı Adam”dan ‘Daha başka duygular...’ diye düşünüyordu... ‘Bunlarda hiç duygu olmadığı çok doğru... İşte şimdi amirlerimin evine ziyarete gideceğim, imza defterine imza atacağım... Bütün bunları yaparken insan hiçbir şey duymuyor ki! Öyle işte, boşu boşuna... Yani bir çeşit tebrik...
Ortaçağ Tarihi
Ye. AGIBALOVA, G. DONSKOY
Ortaçağ tarihini, feodalizmin kuruluşu, gelişmesi ve sonra kapitalizmin serpilmesi ve ilk burjuva devrimleriyle birlikte çöküşü çerçevesinde ele alan Ortaçağ Tarihi, 5. yüzyıl ile 17. yüzyıl arasındaki sınıf mücadelelerinin kapsamlı bir panoramasını sunuyor. Tarihsel materyalist yöntemi evrenselci bir bakış açısıyla birleştiren eser, Ortaçağ tarihini Batı Avrupa feodalizmiyle sınırlayan alışıldık bakış açısının ötesine geçerek, Avrupa, Ortadoğu, Hint ve Çin tarihlerinin birlikte düşünülebileceği bir çerçevve sunuyor. Tarihin akışını imparatorlukların, krallıkların ve aristokratların hâkimiyet ve iktidar mücadelelerinden ibaret görmeyen yazarlar, köylülerin, zanaatkârların ve işçilerin...
Çin'in Yirminci Yüzyılı
Wang HUI
Çin’in Yirminci Yüzyılı, dalga boylarını ölçen, akıntılardan geriye kalanları inceleyen, yıkıcı ve yapıcı güçleri yeniden değerlendiren, devrimlerin ve geri çekilmelerin ardından inatla eşitliğe giden yolu takip eden bir yapıt. Ülkesi Çin’in yanı sıra Avrupa ve ABD’de yaptığı akademik çalışmalarla, Çin üzerine aydınlatıcı bir külliyatın oluşmasına önemli katkılar sunan Wang Hui, bu kitabında, 20. yüzyıl boyunca Çin’de yaşanan politika değişikliklerine ve devrimlere odaklanıyor. Yapıtına, 1911 Devrimi ve Çin’de çağdaş siyasetin doğuşuyla başlayan Hui, siyasi yaşamdaki ilk kımıldanmaların,1960’lardaki radikal tomurcuklanmanın ve daha yakın dönemdeki liberalleşmenin izlerini sürerek bügünkü...
Ulusun Ölümü ve Arap Devriminin Geleceği
Vijay PRASHAD
Vijay Prashad, daha önce yine Yordam Kitap tarafından yayımlanan Arap Baharı, Libya Kışı’nın ardından yeni bir kitapla Arap devrimine ve Ortadoğu’nun geleceğine bakıyor. Bir gazetecinin keskin gözleriyle, bir akademisyenin bilimsel titizliğini ustaca kaynaştıran Prashad, bizi 2010’dan bu yana Ortadoğu’da yaşanan baş döndürücü değişimlerin izinde bir yolculuğa çıkarıyor. Lübnan’ın El Kaide kontrolündeki bölgelerinden Mısır’ın varoşlarına, Rojava Devrimi’nden AKP’nin başını çektiği karşı-devrim kampına, Prashad’ın peşinde olduğu soru hep şu: Nasıl oldu da Arap devrimi emekçilerin ellerinden çalındı ve kanlı bir mezhepsel çatışmaya dönüştürüldü? Prashad, Arap Baharı’nın ne Tahrir Meydanı’nın...
Fesat
Paul NIZAN
Jean Paul Sartre, yakından tanıdığı ve sevdiği Nizan’ın bu çok boyutlu romanı için yazdığı uzun bir yazıda eseri ayrıntılı olarak incelemekte ve şöyle demektedir: “Nasıl Marx’ta, özellikle meta fetişizmini çözümlediği ilginç bölümlerde, ekonomik kavramların bir fenomenolojisi varsa, onun gibi Nizan’da da, hareket hâlinde bir kavram olan gençliğin, toplumsal ve tarihsel verilerden kalkarak yapılmış bir saptaması ve betimlemesi vardır ki, o da bir fenomenolojidir. Kitabının büyük değeri bu karmaşık tarih ve çözümleme payının varlığından doğuyor.” Fesat, 1905 doğumlu yazarın, 1940 yılında cephede ölmeden önce kaleme aldığı ve dönemin gençlik hareketinin erdemleri ile zaaflarını anlattığı...
Hayır De!
Wolfgang BORCHERT
Almanya’da savaş sonrası yıkım edebiyatının en önemli temsilcilerinden Wolfgang Borchert’in, savaşa ve faşizan baskılara karşı kaleme aldığı şiirsel manifestodur Hayır De! Şiirleri, öyküleri ve tiyatro oyunlarıyla Nazizme başkaldıran Borchert’in bu uzun ve son derece etkileyici şiiri, toplumun farklı kesimlerinin, savaş ve faşizm koşullarında, bu koşulları daha da ağırlaştıracak politikalara, baskı ve dayatmalara neden Hayır demeleri gerektiğini olağanüstü bir dille anlatıyor. Hayır De!’yi özel kılan yanlardan biri de, daha yirmi yaşında kendisini dünyanın en acımasız savaşının ortasında bulmuş, insan kıyımlarının en yabanılının tüm acılarını yaşamış biri tarafından...
Devrimin Cebiri: Hegel'den Marx'a
Hans Heinz HOLZ

Felsefenin Aşılması ve Gerçekleştirilmesi, çağımızın en önemli felsefecilerinden Hans Heinz Holz’ün 50 yıllık felsefi çalışmasının özünü oluşturan başyapıtıdır.

Holz üç ciltlik bu kapsamlı çalışmasında birinci cildin başlığını koyarken, Rus devrimci Herzen’den esinlenmiş; Devrimin Cebiri: Hegel’den Marx’a, Almanya’dan Rusya’ya, oradan tüm dünyaya uzanan bu devrimci bağlarla ortaya çıkmıştır.

“Tüm dünyaya” dedik, zira Holz, Georg Lukács’tan Antonio Gramsci’ye, Palmiro Togliatti’den Mao Zedong’a, 20. yüzyıl boyunca tüm dünyada Marksist felsefe alanında önemli çalışmalara imza atmış yazar ve eylemcileri, kendi çelişki ve diyalektik kavrayışı doğrultusunda...

İdeoloji Kuramları
Jan REHMANN

Neoliberal kapitalizmin, yaşadığı bunca krize rağmen, hegemonik istikrarını koruması nasıl açıklanabilir? İdeoloji kuramlarının ortaya çıkışı, yabancılaşmanın ve boyun eğmenin işleyişine ilişkin Marksist araştırmaların bir yeniden temellendirilmesini yansıtmaktadır. Geleneksel kavramlar olan “manipülasyon” ve “yanlış bilinç” kavramlarının ötesine geçen bu kuramlar, dikkatlerini, hegemonik aygıtların maddi varoluşuna yöneltmiş ve ideolojik pratiklerin, ritüellerin, söylemlerin çoğunlukla bilinçdışı olan etkilerine odaklanmıştır. Jan Rehmann, ideoloji kuramlarının Marx’tan Adorno/Horkheimer’a, Lenin’den Gramsci’ye, Althusser’den Stuart Hall’a, Bourdieu’den W. F. Haug’a, Foucault’dan...

Sınıflar Dönüşürken
Leo PANITCH, Greg ALBO, Vivek CHIBBER

Yılda bir sayı yayımlanan saygın uluslararası Marksist dergi Socialist Register, 2015 sayısını sınıfların dönüşümüne ayırdı.

Tarihle birlikte sınıfları da “sona erdiren” yaygın anlayışın karşısına, sınıf gerçekliğinin nasıl dönüştüğünü ve bugün farklı coğrafyalarda sınıf ilişkilerinin nasıl tesis edildiğini anlatarak çıkan Socialist Register’ın bu ufuk açıcı sayısını, Leo Panitch, Greg Albo ve Vivek Chibber hazırladı.

Socialist Register 2015, Sınıflar Dönüşürken başlıklı bu kapsamlı seçkide, “sınıf ilişkilerini hareket noktası olarak alan” çok sayıda Marksist yazar, “farklı ülkelerdeki işçi sınıflarının neoliberalizme, kemer sıkmaya ve otoriter hükümetlere...

Kapital'e Giriş
Michael HEINRICH

Sadece Karl Marx’ın ve Marksist düşüncenin başyapıtı değil; içinde yaşadığımız sistemin temel dinamiklerini kavramamızın, bugünkü ve geçmişteki krizleri anlamamızın, yarın neler olabileceğini zihnimizde canlandırmamızın da başlıca yapıtıdır Kapital.

Meta, para, emek, değer, artık değer, sömürü, sermaye, kâr, faiz, kredi… derken tüm bir düzen belirli bir dizgeyle ve onu bunalıma sürükleyen yasalarıyla gözlerimizin önüne seriliverir.

Bu uyaran, uyandıran, gerçeği sorgulatan, dolayısıyla devrimci bir öz barındıran “serimleme”nin içine girmek için kılavuz niteliği taşıyan bir giriş kitabı var şimdi elimizde.

Prestijli Marksist yayınlardan Prokla'nın baş...

Marksizm Sözlüğü
Gérard BENSUSSAN, Georges LABICA
Farklı ülkelerden geniş bir yazar topluluğunun katkılarıyla oluşturulan Marksizm Sözlüğü, Marksizm alanındaki en yetkin ve kapsamlı çalışmalardan biridir. 400 madde ve 1086 sayfadan oluşan Sözlük, Türkiye’de de, Marksizm okurlarının uzun süredir ihtiyaç duyduğu bir kaynak olarak önemli bir boşluğu dolduracaktır. Bu sözlükte, Marksizmin kurucuları Marx ve Engels ile ardıllarının metinlerinde kullanılan, yanı sıra sosyalist hareketin tarihine mal olmuş belli başlı terim ve kavramlar, o alandaki yetkin yazarlar tarafından ayrıntılı olarak irdelenip açıklanmaktadır. Seçilen başlıklar birçok kategoriye aittir. Hepsi özgül olarak Marksist olmasa da, kâh Marksizm bilgisini...
Marksist Dünya Tarihi
Neil FAULKNER
İnsangillerin bilinen ilk üyesi “Lucy”den günümüzün Büyük Resesyon’una kadar insanlık tarihinin analiz edildiği bu yetkin eserde, geçmiş Marksist tarihçi kuşaklarının içgörüleri ile tarihsel süreç hakkındaki radikal yeni fikirler bir araya getiriliyor. Tarihi alışılagelen bakışın dışına çıkarak okuyan Neil Faulkner, geçmişte yaşananların önceden belirlenmiş şeyler olmadığını ortaya koyuyor. İnsanın önüne hep çok sayıda seçenek çıkmıştı. Öyle ki kurtuluş ve barbarlık gibi farklı sonuçların gelişmesi çoğu zaman mümkündü. Geleneksel tarihçiliğin yukarıdan aşağı yaklaşımını reddeden Faulkner, büyük olayların yönünü belirleyen ana etmenin sıradan insanların kitlesel eylemi olduğunu ileri...
Gözleri Açık Gidenler
Miguel Angel ASTURIAS
Latin Amerika edebiyatının büyük ustası Miguel Angel Asturias, bölgenin yerel halklarının, köylülerin ve emekçilerin yaşamlarını, kölelikle eşdeğer çalışma koşullarını, doğayla ve sömürücülerle sürdürdükleri mücadelelerini anlattığı destansı üçlemesinin bu ayağında, Muz Şirketi’ne karşı gerçekleştirilen grev ekseninde, “gözleri açık gidenler”e ve onların ardından sürdürülen kavgaya odaklanıyor. Gözleri açık gidenler, toplumsal mücadelelerde yitirilen değerler; eşit ve özgür yarınlarda huzur bulabilsin, gözleri artık kapanabilsin diye… Asturias’ın çizdiği renkli karakterler arasında sıradan köylüler, Yerliler ve işçilerle birlikte, devrimci önderler, öğretmenler, çocuklar, ABD askerleri,...
Yeşil Papa
Miguel Angel ASTURIAS
Latin Amerika edebiyatının Nobel ödüllü yazarlarından ve “büyülü gerçekçilik” akımının kurucularından Miguel Angel Asturias, ülkesi Guatemala’nın ve yerli halkın toplumsal sorunları özelinde, dünyaya, doğaya, emperyalist sömürüye ve kurtuluş olanaklarına bakmaya, kendine has edebî diliyle okurları mest etmeye Yeşil Papa’da da devam ediyor. Asturias’ın “Muz Trilojisi” olarak da bilinen üçlemesinin ikinci kitabının odağında, Chicago’daki büyük muz tröstünün başkanı, “Yeşil Papa” lakaplı Geo Maker Thompson var. Toprakları, çaresizliklerinden ya da zorla ellerinden alınan köylüler ve Yerliler, birleştirilerek büyük muz tarlaları hâline getirilmiş kendi eski arazilerinde, çok ağır...
Kökler, Çarklar ve Bulutlar
Yıldız SİLİER
2006’da yayımlanan ilk kitabı Özgürlük Yanılsaması’nda ve 2010’da yayımlanan Oburluk Çağı’nda özgürlük ve mutluluk kavramlarına odaklanan Yıldız Silier, üçlemenin bu son kitabında adalet kavramını ele alıyor. Adaletsizlikleri bir mağduriyet anlatısı yerine direnen öznelerin yaşam deneyimleri üzerinden, masal, mektup ve günlük türlerini harmanlayarak kurgulayan Silier, kitabın “Kökler” bölümünde adaletsizliklerin maddi temellerine dair durum tespitlerinin ardından, “Çarklar” bölümünde başarısız bir isyanın ardından yaşananları, “Bulutlar” bölümündeyse isyan başarılı olsaydı neler olabileceğini anlatıyor. Bu üç eksen üzerinden, geçmiş (kaybedilenler), şimdi (distopya) ve gelecek...
Antik Yunan Dünyasında Sınıf Mücadelesi
Geoffrey Ernest Maurice de STE. CROIX
Marksist İlkçağ tarihçisi Ste. Croix, bu anıtsal kitapta, Antik Yunan-Roma dünyasının Arkaik Çağ’dan Arap fetihlerine kadar olan yaklaşık 1000 yıllık tarihini sınıf mücadelelerine odaklanarak inceliyor. Ste. Croix, kendisine Isaac Deutscher Ödülü’nü de kazandıran kitabının ilk kısmında Marksist tarih çözümlemesinin temel kategorileri olan sınıf, sömürü ve sınıf mücadelesi üzerinde durarak Marksizmin İlkçağ tarihi açısından anlamını tartışıyor. Ardından Antik Yunan ve Roma toplumlarındaki temel sınıf kategorilerini inceleyerek mülk sahibi sınıfla, köleler, köylüler ve ücretli emekçiler arasındaki sömürü ilişkilerinin ve bu ilişklierdeki dönüşümün canlı bir resmeni çiziyor. Kitabın ikinci...
Suç ve Ceza
Fyodor DOSTOYEVSKİ
“Hemen şimdi bir şeyler yapmak gerek,” diye söylenir Raskolnikov. “Ne olursa olsun bir şeyler yapmak için karar vermek ya da büsbütün yaşamaktan vazgeçmek...” Yoksul ve onurlu Raskolnikov’un tavan arasındaki öğrenci odasında yaşadığı ikilem ve sonrasında tasarladığı cinayet Rusya’da bir fırtınanın kopmasına neden olmuştu. Suç ve Ceza farklı dillere çevrildiğinde, yazarı Dostoyevski’yi dünya edebiyatının zirvesine taşıdı. Yüz elli yıllık bu başyapıt hâlâ en çok sevilen ve en çok okunan romanlar arasında. Çünkü zaman, Suç ve Ceza’nın ele aldığı meseleleri eskitemedi. İyi ile kötü arasındaki savaş bugün de sürüyor ve bir zamanlar Raskolnikov’un yaptığı gibi, modern...
Guatemala’da Hafta Tatili
Miguel Angel ASTURIAS
Guatemala’da Hafta Tatili, dünyanın en büyük yazarlarından, Nobel ödüllü Miguel Angel Asturias’ın halkına adadığı bir kitap. Asturias bu eserinde, ABD marifetiyle başlatılan kanlı darbe sırasında, Guatemala halkının çektiği acıları ve barbarlığa karşı verdiği mücadeleyi çarpıcı kesitlerle hikâye ediyor. Komünizmle mücadele dernekleri, mezarları kendilerine kazdırılarak kurşuna dizilen sendikalı işçiler, halkı kırıp geçiren paramiliter güçler, silahsız insanların inatçı ve beklenmedik direnişleri, kitle hâlinde tutuklamalar, iftira ve gözden düşürme kampanyaları… Asturias’ın üstün sanat dili, en acı gerçekleri, en çıplak haliyle resmederken bile tavizsiz, benzersiz. “Bir haydut...
Kasırga
Miguel Angel ASTURIAS
Nobel ödüllü Guatemalalı yazar Miguel Angel Asturias, entelektüel üretimine, Orta ve Güney Amerika’daki dinleri, yerel inanışları, mitolojiyi, folklorik dansları vb. inceleyerek başlayan bir kültür araştırmacısı aynı zamanda. İlk edebî ürünlerini, bu akademik araştırmalarını edebiyat diliyle harmanlayarak veriyor ve bu alanda giderek ustalaşarak kıtanın ünlü “büyülü gerçekçilik” akımının da kurucularından biri oluyor. Asturias’ın 1950-60 yılları arasında kaleme aldığı, “Muz Trilojisi” olarak da bilinen üçlemesinin ilk kitabı olan Kasırga, işte bu araştırmalarıyla ulaştığı ustalık döneminin, Yerli kültürüyle harmanladığı yazınsal dilinin ve “büyülü gerçekçilik” akımının en önemli...
Guatemala Efsaneleri
Miguel Angel ASTURIAS
Guatemala Efsaneleri, Nobel ödüllü Guatemalalı yazar Asturias’ın ilk edebî yapıtıdır. Asturias, bu yapıtında kaybolmuş büyük Maya kültürünün hayata yansıyan, sözlü gelenekte sürüp gelen yüksek anlatım gücünü keşfeder. Sonu gelmeyen tümceler, sınır tanımayan bir düş gücüdür Guatemala Efsaneleri. Ne öykü, ne şiirdir anlatılan. Ne olaylar ne de duygulardır verilen... Psikoloji ile biyolojinin ötesinde, doğal yaratıcı öğelerin kökensel yaşamsallığıdır aktarılmak istenen. Kızgın doğanın bir tür karışımıdır. Karmaşık bir bitki örtüsü, çağlar ötesinden gelen yerli büyüleri, deli bir düş içinde birbirine karışan “yanardağ” tutkusu, rahipler, haşhaş kafalı adam, değer biçilmez...
Elçilik Kenti
China MIÉVILLE
Bilim kurgu ve fantastik edebiyatın “Nobel”i sayılan Arthur C. Clarke Ödülü’nü üç kez kazanan tek yazar China Miéville’in Elçilik Kenti; dilbilim ile politikanın iç içe geçtiği bir tuhaf bölge, yazarın düşünsel, kurgusal ve biçimsel yetkinliğinin zirveye ulaştığı bir sanat yapıtı. Kitap 2012 yılında En İyi Bilim Kurgu Romanı seçilerek Locus Ödülü’nü kazandı. Bazen’in kıyısında Herzaman’ın içinde bir dünyayı merkezine alan Elçilik Kenti, okuyucularını zaman ve uzamda benzersiz bir dalış macerasına davet ediyor. Roman, insanların, egzotların ve kendine özgü bir tür olan Ev Sahipleri’nin birlikte yaşadığı Arieka gezegeninde geçiyor. Arieka’da yaşayan bu farklı türlerin...
Fırtına Çocukları
Nikolay OSTROVSKI
Rus-Sovyet gerçekçi yazınında özel bir yeri olan Nikolay Ostrovski, 32 yıllık kısa yaşamında iki önemli yapıta imza atmıştır. Sovyetler Birliği döneminde Kızıl Ordu saflarında savaşıp yaralanan, ardından felç geçirip yatağa bağlı hâle gelen ve kör olan yazar, hayatının bu zorlu döneminde yazmaya sarılmış, bu koşullarda kaleme aldığı romanlardan ilki, Ve Çeliğe Su Verildi ona dünyaca ün kazandırmıştır. İkinci romanı, Fırtına Çocukları ise hem ilk romandaki özyaşamsal ögeleri tamamlar niteliktedir, hem de “1918-1919 yıllarında Polonya ve Ukrayna’da geçen olayların büyük bir tarihî freskini ortaya koymaya” dönük kapsamlı bir girişimdir. Ostrovski, üç cilt olarak planladığı bu...
Fransız Üçlemesi
Karl MARX
Fransız Üçlemesi, Karl Marx’ın Fransa’daki sınıf mücadeleleriyle ilgili üç temel eserini bir araya getiriyor: Şubat 1848 Devrimi sonrasında yaşanan gelişmelerin çözümlendiği Fransa’da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850 ile Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i ve 1871 Paris Komünü deneyiminin çözümlendiği Fransa’da İç Savaş. Ayrıca, Fransa’da İç Savaş’ın birinci ve ikinci taslakları da kitapta yer alıyor. Fransa’daki 1848 Şubat Devriminde, işçi sınıfı, siyaset sahnesine ilk kez ayrı bir sınıf olarak çıkmış, cumhuriyetin ilan edilmesini sağlamış ve bu cumhuriyetin “sosyal” bir cumhuriyet olması için mücadele etmişti. Egemen sınıfların karşılığı, işçi sınıfını erken...
Fransa'da İç Savaş
Karl MARX
"Komün’ün gerçek sırrı şuydu: O, özünde, bir işçi sınıfı hükümeti, üretenlerin mülk edinen sınıfa karşı mücadelesinin sonucu, emeğin iktisadi kurtuluşunun gerçekleşmesini sağlayabilecek olan en sonunda keşfedilmiş siyasal biçimdi.” Aralık 1852’de kendisini Fransa’nın imparatoru ilan eden Louis Bonaparte 1870 yılında Prusya’ya açtığı savaşta esir düşmüş, ülkede cumhuriyet ilan edilmiş, burjuva siyasetçileri tarafından bir “ulusal savunma” hükümeti kurulmuş ve Paris, Prusyalılar tarafından kuşatma altına alınmıştı. Hızla bir “ihanet” hükümetine dönüşen ve başkentin Prusya’ya teslim edilmesi için çaba harcayan iktidara direnen halk, 18 Mart 1871’de Paris’in yönetimini kendi eline aldı. Karl...
Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i
Karl MARX
“On dokuzuncu yüzyılın toplumsal devrimi, şiirini geçmişten değil, yalnızca gelecekten çıkarabilir. Geçmiş hakkındaki tüm boş inançlardan sıyrılmadan, kendisini başlatamaz.” Fransa’daki 1848 Şubat Devriminin ardından işçi sınıfının mücadelesi sayesinde başlayan İkinci Cumhuriyet döneminde, önce işçi sınıfının, sonra da küçük burjuvazinin temsilcileri siyaset sahnesinin dışına atılmış ve burjuvazinin çıplak sınıf egemenliği kurulmuştu. 1848 yılının Aralık ayında halkın büyük çoğunluğunun oylarıyla cumhurbaşkanlığına seçilen Louis Bonaparte, Aralık 1851’de bir hükümet darbesi gerçekleştirerek İkinci Cumhuriyet dönemine son verdi. Karl Marx, Fransız Üçlemesi’ni oluşturan...
Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850
Karl MARX
"Devrimci ilerleme, kendi yolunu, dolaysız trajikomik başarılarıyla değil, tam tersine birleşik, güçlü bir karşı-devrim yaratarak, bir düşman yaratarak açtı; yıkıcı parti, ancak bu düşmanla mücadele içinde olgunlaşarak gerçek bir devrimci partiye dönüşebildi.” Fransa’daki 1848 Şubat Devriminde, işçi sınıfı, siyaset sahnesine ilk kez ayrı bir sınıf olarak çıkmış, cumhuriyetin ilan edilmesini sağlamış ve bu cumhuriyetin “sosyal” bir cumhuriyet olması için mücadele etmişti. Egemen sınıfların karşılığı, işçi sınıfını erken bir ayaklanmaya zorlayarak, aynı yılın Haziran ayında bir katliam gerçekleştirmek oldu. “Burjuva cumhuriyeti”nin gerçekte “burjuva diktatörlüğü”nden başka bir şey...
Kapital Cilt: III (Ciltli)
Karl MARX
Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki girişimin üçüncü ve son adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim çevirmenler Mehmet Selik ile Erkin Özalp’in Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı eser, titiz bir editörlük çalışmasıyla yayına hazırlandı. “[Kapital] kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülledir.” Marx’tan Becker’e 17 Nisan 1867 tarihli mektup “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir...
Kapital Cilt II (Ciltli)
Karl MARX
Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki girişimin ikinci adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim çevirmen Mehmet Selik’in Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı kitap, yine alana hâkim editörlerce yayına hazırlandı. Kavram editörlüğünü Nail Satlıgan’ın üstlendiği kitap, Erkin Özalp ve Oktar Türel tarafından Almancası ve İngilizcesiyle karşılaştırılarak baştan aşağı gözden geçirildi. “[Kapital’in I. cildi] kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç...
Kapital Cilt: I (ciltli)
Karl MARX
Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki son ciddi girişimin önemli bir adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim yetkin çevirmenler Mehmet Selik ile Nail Satlıgan’ın Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı kitap, iki editör tarafından da gözden geçirildi. Erkin Özalp Almancasıyla, Oktar Türel ise İngilizcesiyle karşılaştırarak metni baştan aşağı gözden geçirdiler. Yordam Kitap’ın bu basımı, eseri bütünleyen iki ek metni de kapsıyor: Bunlardan ilki, Marx’ın başlangıçta Kapital’in I. cildine 6. bölüm olarak...
Yeni Çıkanlar

Website Security Test